✿
Müebbet Sevdalar
Miraç Doğan · 👁 60 lectures
Sadakat, çift pullu bir zarfla
Yola çıktı çok uzaklara...
Yüzüme karşı tebliğ edildi
Kadını Koruma Kanunu’nun bilmem kaçıncı maddesi.
Sahi, kimden koruyorlar seni?
Ben ki gözlerinin meftunu;
Tenini yakmaya cüret eden güneşin
Önündeki kapkara bulutum.
Bu ketum hallerim yalnızca dışarıyadır.
Hukuk, kalbimdeki o dipsiz boşluğu
Hangi fıkrayla doldurur?
Beni Mahkeme-i Kübra’da yargıla;
Savunmam, döktüğüm gözyaşım,
Şiirlerim ise suçumun ikrarıdır.
Saçlarından prangalar ör bana,
Hücrem göğüs kafesin olsun.
Azığım bir kuru tebessüm;
Müebbet sevdalardan selam ederim
Tahliye bekleyen aşıklara...
Masumiyet, bir sigara olup
Dökülüyor artık parmaklarımdan;
Eksiliyorum her nefeste...
Yine acı bir gülümseme bırakıyor yüzüme;
Psikologla aramda duran o peçeteler.
Silmeli miyim gözyaşımı,
Yoksa ıslatmalı mı sakallarımı?
Belki de seni en çok sabaha karşı seviyorumdur,
Bu yüzdendir uyumayışım zaten;
Bırakmalıymışım artık bu uyku ilaçlarını.
Uyku seni unutturmuyor,
Ben hatıralarınla ayaktayım.
Bu nasıl sınav Yarabbi, ne yapmalı şimdi?
Ahireti mi yakmalı, küfürler mi etmeli?
Yoksa yazmalı mıyım hâlâ Türk şiiri?
Ben hâlâ; bir sigara, bir şiir, bir de sen...
Biliyorum, bu satırlar yine çattıracak kaşlarını,
Ama yine de öyle bakma bana deniz kızı;
Ben yüzme bilmem,
Gözlerinin mavisinde kaybolur,
Müebbetliğimde boğulurum...
← Tous les poèmes
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.