AHMAK ISLATAN

Miraç Doğan  ·  👁 46 прочтений

Yağmurdan mıdır yoksa öyle mi hissediyorum, Bilmiyorum; ama bir kokusu bile var artık sensizliğin... Hasretle içime çeksem de, genzimi yakan o hüzün geçmiyor. "Acele mi ettim" diyorum, çıkarmakla yazlıkları Islak adımlarla eve döndüğüm bir Nisan akşamı. Sahi, yazlıkları çıkarınca yaz gelmediği gibi, "Zamanla geçer" dediğim o kambur da hiç küçülmedi. Sessizleştim, sakinleştim, hatta belki biraz hissizleştim; Ama geçmedi... Bazen deşiyorum içimi, bakıyorum ne kaldı ne gitti diye; Sesini unuttum, gözlerin kaldı; sözleri unuttum, kokun kaldı. Şimdi aramızda Munzur Dağları, uçsuz buçaksız ovalar var. Çıksam diyorum en yüksek tepeye, baksam uzaklara; Tenine değmiş bir rüzgarın esintisi, uğrar mı buralara? Ahmaklık ya benimkisi... Bir sel olur Kuzey Anadolu Dağları, Kavuşur da Güneydoğu Toroslarına; ama bizimki olmaz işte. Yine de bilirsin ya; ben seni zaten ahmakça sevdim. Bizim buralarda toprak bir başka uyanır; Sizin oralar kadar olmasa da, şimdi dağlar yemyeşil. Sanki gözlerinden ilham alırcasına, Toprak güneşe hasretle sanatını icra ediyor; Gök, beyaz uçurtmalarını gezdiriyor üzerimizde. Kimisi gelip beni usulca ıslatıyor... Adına "ahmak ıslatan" diyorlarmış bu yağmurun; Şikayet etmiyorum, ne haddime! Zaten beni yakan, Beni yıkan, Beni böyle ıslatan; Sen değil miydin?
← Все стихи

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Güvenlik: 2 + 4 = ?